Preimplantasyon genetik tanı (PGD) yönteminde Embriyoların ne kadarında kromozomal anormallikler gözlenir?
Cevap:
Kadın yaşı arttıkça yumurtalarda kromozomal anormallik görülme riski artar, spermlerin de bir kısmında benzer anormallikler bulunur. Bunlarla oluşan embriyolar veya normal yumurta ve spermlerle oluşan embriyoların da bir kısmında hücre bölünmelerinin bir evresinde ortaya çıkabilecek bir hataya bağlı olmak üzere kromozom anormallikleri bulunan embriyolar oluşabilir. Bu tip embriyoların gebelik oluşturma yetenekleri düşüktür, yine de bir kısmı ile gebelikler oluşabilir ama yaşamlarını devam ettirebilme yetenekleri de sağlam olanlara göre düşük olduğu için bir çoğu erken dönemde düşükle kaybedilir. Az sayıda da olsa bir kısmı canlı doğumla sonuçlanabilir. Bu bebekler bir ya da birden fazla ve değişik ağırlıklarda anormallikler ile doğarlar. Yapılan araştırmalar genç yaştaki kadınların yumurtaları kullanılarak elde edilen embriyoların dahi ancak %40’a yakınının kromozomal olarak normal yapıda olduğunu ortaya koymuştur.
Intrautenin inseminasyon olarak isimlendirilmiş
olan ve halk arasında aşılama olarak bilinen yöntem, ilaç kullanımı ile
kadında kaliteli bir yumurta salınımının oluşturulması ile birlikte,
eşinden alınan spermlerin özel yöntemlerle yıkanarak en hareketli
olanlarının seçilip kadında 1 yumurtanın salındığı gün rahim içine özel
bir kamül yolu ile verilmesi işlemidir. Bu şekilde, söz konusu çift
için varolan gebelik olasılığı arttırılarak gebeliğin oluşması
kolaylaştırılmaktadır.
Özellikle kadın yaşı tedavide önemli faktördür.
İlerleyen kadın yaşı ile tedavide başarı oranı düşmektedir. Fakat yaş
her ne kadar bağımsız bir faktör olsa da başarıyı engelleyebilecek
başka kriterler de mevcuttur.
Dışarıya çıkan meni sıvısında hiç sperm hücresi gözlenmeyen erkeklerde
yapılan TESA, PESA vb. isimli ameliyatlarla testis dokusundan bir çok
bölgeden alınan birden fazla doku örneği içinde sperm hücresi
bulunabilirse mikroenjeksiyon ile bu çiftlere yardım edilebilmektedir.